Türkiye ekonomisindeki yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, vatandaşların borç yükünü rekor seviyelere taşıdı. Gelen son resmi veriler, bireysel kredi ve özellikle kredi kartı borçlarını ödeyemeyen kişi sayısında büyük bir patlama yaşandığını ve icra dairelerindeki dosya sayısının endişe verici boyutlara ulaştığını gösteriyor.
Yasal Takipteki Kişi Sayısı Yüzde X Arttı (2025 Verileriyle Güncellenmiş)
Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi (TBB) verilerine göre, 2025 yılının ilk aylarında bireysel kredi veya kredi kartı borcunu yasal süre içinde ödeyemediği için icra takibine alınan kişi sayısında rekor bir artış kaydedildi.
2025 yılının [Belirtilen dönem] içerisinde yüz binlerce vatandaş, kredi kartı ve tüketici kredisi borçları nedeniyle yasal takibe düştü.
Bu dönemdeki artış, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40'ları aşan (veya güncel verilere göre en yüksek artış oranını kullanın) bir sıçramaya işaret ediyor.
İcra dairelerindeki toplam dosya sayısı ise [En son belirtilen milyon] seviyelerini aşarak, ekonomik krizin derinleştiğinin en somut kanıtlarından biri oldu.
Uzmanlar Uyarıyor: Hayat Pahalılığı Kartları 'Patlattı'
Ekonomi uzmanları, icra dosyalarındaki bu rekor artışın temel nedenini, reel ücretlerin erimesi ve fahiş oranlara ulaşan hayat pahalılığı olarak gösteriyor. Gelirleri yetersiz kalan ve zorunlu harcamalarını karşılamakta güçlük çeken vatandaşlar, çareyi yüksek faizli kredi kartı kullanımında buldu.
Birçok ilde bireysel kredi borçlarının büyük bir kısmını tek başına kredi kartı ve Kredili Mevduat Hesabı (KMH) harcamalarının oluşturduğu görülüyor. Vatandaşların, kart borçlarını ödemek için yeni kredilere yönelmesi, borç sarmalını daha da ağırlaştırıyor.
Siyasi Partilerden Çağrı: Yapılandırma Şart
Muhalefet partileri ve ekonomi temsilcileri, artan icra dosya sayılarına dikkat çekerek, hükümete acil çağrıda bulundu. Vatandaşın borç yükünü hafifletmek ve sosyal yarayı sarmak amacıyla, yüksek faizli borçların faizsiz veya düşük faizli şekilde yapılandırılması talebi bir kez daha gündeme geldi.
Yetkililer, ekonomik önlemler alınmadığı takdirde, icra takibine düşen kişi sayısındaki artışın yıl boyunca hız kesmeyeceğini öngörüyor.