Kırklareli Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne karşı tepkisini göstermek amacıyla Kırklareli Öğretmenevi önündeki Özgürlük Parkı'nda bir araya geldi. Platform temsilcileri, “NATO’ya Hayır! Savaşa Değil, Emekçiye Bütçe” sloganlarıyla emperyalist savaş politikalarını protesto etti.
"Emperyalist Savaş Stratejilerinin Karargâhı Olmayı Kabul Etmiyoruz"
Basın açıklamasının açılış konuşmasını Hüseyin Budak yaparken, platform adına hazırlanan bildiriyi Harun Karaçayır okudu. Karaçayır, Türkiye’nin emperyalist savaş politikalarının merkezi haline getirilmesine karşı çıktıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler emek ve meslek örgütleri olarak, emperyalist yayılmacılığa ve halkları yoksulluğa sürükleyen küresel düzene karşı barışı, demokrasiyi ve insanca yaşam hakkını savunuyoruz. Türkiye’nin emperyalist savaş stratejilerinin karargâhı haline getirilmesini kabul etmiyoruz."
"NATO Bir Savaş Örgütüdür"
Bildiride, NATO’nun kuruluşundan bu yana dünyada istikrarsızlığa, yıkıma ve milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine neden olan müdahalelerin odağında yer aldığı vurgulandı. Karaçayır, "NATO bir savaş örgütüdür; savaş ise yoksulluk, sömürü, baskı ve açlıktır" diyerek, silahlanmaya ayrılan devasa bütçelerin halkın eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik haklarından çalındığını savundu.
Emek ve Meslek Örgütlerinden Ortak Çağrı
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB temsilcilerinin de destek verdiği eylemde, emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı ekonomik krizin ve hayat pahalılığının faturasının emekçilere kesildiği dile getirildi. Platform, taleplerini şu üç ana başlıkta özetledi:
NATO Üsleri Kapatılsın: Ülkedeki tüm yabancı askeri üslerin faaliyetlerinin sonlandırılması.
NATO'dan Çıkılsın: Türkiye'nin bir savaş örgütü olan NATO'dan derhal ayrılması.
Bütçe Emekçiye: Silah sanayine değil, halkın refahına ve sosyal hizmetlere bütçe ayrılması.
"Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganlarıyla sona eren basın açıklaması, bölgedeki emek ve demokrasi güçlerinin barış taleplerini bir kez daha kamuoyunun dikkatine sundu.