Kırklareli'nin doğal güzellikleriyle ünlü Demirköy ilçesine bağlı Sivriler Köyü, sakinlerinin ve çevrecilerin rüzgar enerjisi santrali (RES) projesine karşı başlattığı direnişle gündemde. Köy kahvesinde bir araya gelen yüzlerce kişi, yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını tehdit eden projeye "hayır" dedi. Toplantıya Kırklareli Kent Konseyi, Doğayı Koruma Derneği (DOKU) ve bölgeden çok sayıda çevre gönüllüsü katıldı.

"Vicdani ve İnsani Görevimiz"

Sivriler Köyü'nün geçimini orman varlıklarından sağladığını belirten Muhtar Korcan Karakoç, projenin köyün ekonomik yapısını bozacağını dile getirdi. Doğal mantar toplayıcılığı, arıcılık ve kültürel turizm gibi faaliyetlerin bu projeyle tehlikeye gireceğini söyleyen Karakoç, “Bu projeyi kesinlikle kabul etmiyoruz. Ormanlarımızı korumak hem vicdani hem de insani görevimizdir. Bu yapılar doğamıza ihanet olur” sözleriyle kararlılıklarını vurguladı.

İğneada Longozları Tehlike Altında: Bilimsel Uyarılar Peş Peşe Geldi

Doğayı Koruma Derneği Başkanı Göksal Çidem, projenin etkilerinin sadece köyle sınırlı kalmayacağını, dünya çapında bir öneme sahip olan İğneada Longoz Ormanları'nı da doğrudan tehdit ettiğini belirtti. Çidem, bölgede bulunan 4'ü küresel ölçekte tehdit altında olan 472 takson ve Bern Sözleşmesi ile korunan nadir türlerin, RES projesiyle büyük risk altına gireceği konusunda uyardı.

Uzmanlar ise, proje sahasının milli park sınırları içinde yer almasına ve göçmen kuş rotası üzerinde olmasına dikkat çekti. Yapılacak türbinlerin, bölgenin eşsiz yaban hayatı ve ekosistemi için geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabileceği ifade edildi.

Yaşam Kalitesi ve Geçim Kaynakları Tehlikede

Proje sahasının yerleşim alanlarına yakınlığı, gürültü ve gölge titreşimi gibi çevresel faktörlerin köy halkının yaşam kalitesini düşüreceği belirtildi. Köylüler, su kaynaklarının ve tarım alanlarının zarar göreceği endişesini taşıyor. Hayvancılık, organik üretim ve arıcılık gibi temel geçim kaynaklarının da bu projeyle sona ereceğini düşünen köylüler, "Bizim yerimize kimse karar vermesin. Gerekirse ağaçlarımıza sarılırız" diyerek tepkilerini dile getirdi.

Sivriler Köyü'nde başlayan bu direniş, köylülerin ve çevreci aktivistlerin ortak mücadelesiyle devam edecek gibi görünüyor. Projenin çevresel ve sosyal etkileri, bölgenin geleceği için büyük bir soru işareti oluşturmaya devam ediyor.