Nihat EVREN

Yapılan araştırmada, Bali Rüzgâr Elektrik Üretim A.Ş.'nin RES başvurusunun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, bölgenin üçüncü Nükleer Santral sahası ile çakışması nedeniyle reddedildiği tespit edildi.

Kırklareli'nin Vize ve Demirköy ilçeleri, hem doğal güzellikleri hem de stratejik enerji projeleri nedeniyle kritik bir gündemle karşı karşıya. Kırklareli Kent Konseyi, Kışlacık (Vize) ve Sivrileler (Demirköy) köylerinde planlanan depolamalı RES projesine yönelik düzenlenen ÇED halkın katılımı toplantısına, Trakya Kent Konseyleri Birliğini temsilen katılım gösterdi. Konseye, DOKU Derneği ve TEMA Vakfı Kırklareli İl Temsilciliği de destek verdi.

 RES Projesine Nükleer Santral Çakışması Engeli

93,6 MW gücündeki RES projesini bölge için bir tehdit olarak algılayan çevre örgütleri ve Kent Konseyi üyeleri, toplantılar arasında tahmini sahada incelemeler yaptı. Yapılan araştırmalar sonucunda kritik bir bilgiye ulaşıldı:

  • Bakanlık Reddi: Bali Rüzgâr Elektrik Üretim Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin orijinal ÇED başvurusuna, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onay verilmedi.

  • Çakışma Nedeni: Reddin temel gerekçesi, RES projesinin planlanan sahasının, Türkiye'nin üçüncü Nükleer Santral sahası ile çakışmasıydı.

Şirketin çakışan alanlarda yaptığı revizeyi de kabul etmeyen Bakanlık, firmadan yeni bir ÇED başvurusu yapmasını talep etti. Bu durum, bölgenin hem RES hem de Nükleer Santral gibi iki büyük enerji projesinin potansiyel risk alanı olduğunu gözler önüne serdi.

 Doğal Mirası Koruma Mücadelesi

Kırklareli Kent Konseyi, bu projeyi sadece bölgesel değil, ulusal çıkarlar açısından da uygun görmediklerini açıkça ifade etti. Yapılan açıklamada, projenin bölgenin sahip olduğu doğal, kültürel ve sosyal mirası yok edebilecek bir tehdit olduğu belirtildi.

Açıklamada, Trakya'nın benzersiz ekosistemine dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Dağlarımızın, ormanlarımızın, Longoz’umuzun, bu günümüzün olduğu kadar gelecek kuşaklarımızın yok olmasına veya kanserle boğuşmasına karşı, hukuki zeminde ve tüm meşru mücadele argümanlarını kullanarak karşı duracağız."

Çevre örgütleri ve Kent Konseyi, bölgenin eşsiz doğasını ve su kaynaklarını korumak için hukuki süreçler dahil tüm yolları kullanacaklarının altını çizdi.