Uzmanlar, bu keyfi uygulamaya karşı usulsüz rapor istenen vatandaşların tazminat davası açabileceği konusunda kritik bir uyarıda bulunuyor.
Mevzuata Rağmen Standart Uygulama: Rutinleşen Rapor Çilesi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı gibi yetkili kurumlar, 65 yaş üzeri vatandaşlardan akli denge raporu alınmasının şart olmadığını defalarca açıklamış olsa da, tapu daireleri ve noterlerde bu davranış adeta bir 'rutin' haline geldi.
Mevzuat, noter ve tapu personelini yalnızca kişinin akli dengesinden somut olarak şüphe ettikleri durumlarda rapor istemekle yükümlü kılıyor. Normal şartlarda memurların, makul şüphe oluştuğunda "Hangi yıldayız? Neden satıyorsunuz?" gibi sorularla test yapması gerekiyor.
Ancak son yıllarda artan vekalet ve hukuki ehliyet davaları nedeniyle, tapu memurları hukuki risk almaktan kaçınmak için yaş faktörünü bahane ederek bu belgeyi standart bir prosedüre dönüştürmüş durumda. Bu durum, sağlıklı vatandaşları dahi gereksiz bürokratik yoğunluğa ve kaosa sürüklüyor.
Hukuki Risk Kapıda: Usulsüz İstekte Bulunan Memura Tazminat Davası
Hukuk otoriteleri, memurların bu mevzuata aykırı tutumunun hukuki sonuçları olabileceği konusunda net.
Sağlıklı olmasına ve herhangi bir şüpheli eylemde bulunmamasına rağmen, kendisinden keyfi olarak sağlık raporu istenen vatandaşların önemli bir yasal hakkı bulunuyor:
Vatandaşlar, bu usulsüz talep gerekçesiyle ilgili tapu memuru ve kurumu hakkında tazminat davası açabilir.
Bu gelişme, noter ve tapu memurlarını 'garantici' davranışları konusunda bir kez daha düşünmeye iterken, uygulamanın standartlaşmasının önüne geçilmesi için yasal adımların atılabileceği sinyalini veriyor.
