Türkiye Cumhuriyeti, afet ve acil durumlarda vatandaşların güvenliğini maksimize etmek amacıyla Sığınak Yönetmeliği'nde önemli ve kapsamlı bir güncelleme gerçekleştirdi. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, kentsel altyapıdan özel binalara kadar geniş bir alanda sığınak zorunluluğu getirerek, ülkenin kriz anlarındaki dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.

Zorunluluk Alanları ve Kapasite Artışı

Yeni mevzuat, zorunlu sığınak uygulamasını birçok büyük alana yayıyor:

  • Altyapı ve Kamusal Alanlar: Mevcut ve gelecekteki metro tünelleri, zorunlu sığınak olarak planlanacak. 15.000 m² ve üzeri Millet Bahçesi alanlarının en az %3'lük bölümü yeraltı sığınağı olarak inşa edilecek.

  • Ticari ve Spor Yapılar: AVM ve otoparklarda bodrum katlarda sığınak zorunluluğu getirildi; mevcut yapılar için 2028 yılına kadar uyum şartı bulunuyor. 5000'den fazla kişi kapasiteli stadyum ve tesislerde, seyirci kapasitesinin en az %3'ü oranında sığınak bulundurulacak.

  • Yaşam Alanları: 10'dan fazla konut bulunan binalar, 50+ yatak kapasiteli oteller/yurtlar ve 25+ yataklı bakım merkezlerinde sığınak şartı aranacak. Ayrıca 2000 m² üzeri üretim tesisleri ile 1000 m² üzeri kamu yapılarında da zorunluluk başladı.

Güvenlik ve Donanım Standartları Yükseltildi

Yeni Yapı Şartları ve donanım konusunda da ciddi adımlar atıldı. Hastanelerin ameliyathane, doğumhane ve yoğun bakım gibi kritik birimleri bodrum katlarda ve sığınak niteliğinde olacak. Okullardaki sığınakların tavanı en az 20 cm, duvarları ise 30 cm kalınlığında betonarme olarak inşa edilecek.

Tüm sığınaklar, TSE standartlarına uygun, yaşlı, hamile ve engelli vatandaşların erişimine uygun tasarlanacak. Kamu sığınaklarının teçhizat listesi genişletildi; 24 saatlik jeneratör, uydu telefonu, Wi-Fi, mutfak, ilk yardım ve yangın söndürme ekipmanları zorunlu hale geldi. Acil durumlarda TRT'nin tüm sığınaklarda kesintisiz yayın sağlaması da yeni şartlar arasında.

Mevcut tüm sığınaklar 1 yıl içinde denetlenerek mevzuata uygunlukları sağlanacak ve tüm sığınak kayıtları AFAD'a bildirilecektir. Bu kapsamlı güncelleme, Türkiye'nin kentsel güvenlik alanında attığı önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.