Trakya’nın çalışkan esnafı için sabah ezanıyla açılan o kepenkler, sadece birer dükkan kapısı değil; bir ömrün, emeğin ve yarınlara duyulan umudun kapısıdır. Geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım "Bağ-Kur’da 7200 gün" müjdesi, Edirne’den Kırklareli’ne kadar çarşı pazarın en çok konuşulan konusu oldu. Peki, bu düzenleme sadece rakamlardan mı ibaret?
Esnafın Omuzundaki Yük Hafifliyor
Yıllardır esnafımızla bir araya geldiğimizde duyduğumuz en büyük sitem, SSK ve Bağ-Kur arasındaki o adaletsiz uçurumdu. "Aynı işi yapıyoruz, aynı primi ödüyoruz ama neden daha geç emekli oluyoruz?" sorusu, Trakya kahvehanelerinde en çok içilen acı kahve kıvamındaydı. Şimdi 7200 günle gelen bu eşitlik hamlesi, küçük esnafımızın omuzundaki 5 yıllık fazladan prim yükünü çekip alıyor.
Çıraklıktan Emekliliğe Bir Ömür
Lüleburgaz sanayisinden Tekirdağ çarşısına kadar, ömrünü dükkanında tüketmiş ustalarımız için bu müjde, bir nevi "erken gelen huzur" demek. Özellikle pandemi sonrası toparlanmaya çalışan, artan maliyetlerle boğuşan Trakya esnafı için emeklilik hayalinin yaklaşması, ticari hayata da bir motivasyon katıyor. Artık esnafımız, "Ömür biter Bağ-Kur bitmez" demek yerine, emeklilik planlarını daha güvenle yapabiliyor.
Ekonominin Bel Kemiği Güçlenmeli
Biz her zaman söylüyoruz: Esnaf güçlüyse, şehir güçlüdür. Trakya ekonomisinin bel kemiği olan küçük işletmelerin, bu tarz sosyal güvenlik reformlarıyla desteklenmesi şarttı. 9000 gün şartının ağırlığı altında ezilen bakkalımız, terzimiz, berberimiz artık 1800 günlük bir avantajla geleceğe bakıyor.
Sırada Ne Var?
Tabii ki beklentiler bitmiş değil. Emekli maaşlarındaki iyileştirmeler ve esnafın finansmana erişimi gibi konular hala masada. Ancak 7200 gün hamlesi, doğru yolda atılmış dev bir adımdır. Emre Çalışkan olarak sahadaki nabzı tutmaya devam edeceğim; çünkü biliyorum ki esnafın yüzü gülerse, Trakya’nın bereketi artar.
Gelecek, emeğin değer bulduğu günlerle daha güzel olacak.