Bazı günler vardır, üzerinden asırlar geçse de kokusu geçmez, sesi susmaz. Kırklareli için 20 Aralık 1930 işte tam böyle bir gündür. Havanın buz kestiği, ayazın insanın yüzünü kamçıladığı bir kış sabahında, Trakya’nın bu onurlu şehri, hayatının en sıcak misafirini ağırlamaya hazırlanıyordu.
Bundan tam 95 yıl önce, beyaz bir tren istasyona ağır ağır yanaştığında, sadece bir devlet adamı değil; bir halkın küllerinden doğuşunun mimarı, "Mavi Gözlü Bozkurt" geliyordu. Kırklareli halkı, o gün soğuğu hissetmiyordu bile. Kalplerdeki o büyük sevgi ve "Gazi"ye kavuşma özlemi, Trakya’nın ayazını bahara çevirmişti.
"Geldiler ve Aydınlattılar"
Atatürk, Kırklareli’ne sadece protokol ziyaretleri için gelmemişti. O, halkının sofrasına konuk olmaya, çiftçisinin derdini dinlemeye, okul sıralarında geleceğin parlayan gözlerine bakmaya gelmişti. Belediye binasının balkonundan halka seslenirken, Kırklareli’nin vatan savunmasındaki sarsılmaz duruşunu bizzat yerinde onurlandırıyordu.
Onun şehre attığı her adımda, Cumhuriyet’in aydınlık yüzü daha bir netleşiyordu. Alpullu'dan Kırklareli merkeze kadar uzanan o güzergâhta, insanlar yollara dökülmüş; kimi elinde bir çiçek, kimi gözünde bir damla yaşla "Hoş geldin Paşam!" diye haykırıyordu. O gün Kırklareli, sadece bir şehri değil, koca bir idealin canlı kanıtını bağrına basmıştı.
95 Yıllık Bitmeyen Bir Aşk
Bugün, o büyük günün üzerinden tam 95 yıl geçti. Ancak Kırklareli’nin sokaklarında hâlâ o günün izleri var. İstasyon binasında yankılanan tren sesi, Yayla Mahallesi’nin tarihi evleri arasındaki fısıltılar hep aynı şeyi söylüyor: "O buradaydı."
Biz Kırklarelililer için 20 Aralık, sadece bir "tarih" değil; bir sadakat yeminidir. Atatürk'ün o karlı günde bize bıraktığı en büyük miras, sadece anılar değil; "fikri hür, vicdanı hür" nesiller yetiştirme azmidir.
Bugün yine aynı gururla başımız dik, gözlerimiz ufukta... 95 yıl önce o istasyonda parlayan o büyük umut, bugün Kırklareli’nin her bir köşesinde, her bir gencin zihninde yaşamaya devam ediyor.
Hoş geldin Paşam! Kokun hâlâ bu toprakta, sesin hâlâ bu rüzgârda... Kırklareli seni hiç unutmadı, asla da unutmayacak.